reklam

14 Nisan 2014 Pazartesi

14 Nisan 2014 tarihli önemli gündem başlıkları

1- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, GİMAT Yönetim Kurulu Başkanı Recai Kesimal ve beraberindeki heyeti, Çankaya Köşkü'nde kabul edecek.

(Ankara/14.00)

2- AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, parti genel merkezindeki Merkez Karar ve Yönetim Kurulu Toplantısı'na başkanlık edecek.

(Ankara/14.00)

3- CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken başkanlığındaki Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi heyetini, parti genel merkezinde kabul edecek.

(Ankara/17.30)

YASAMA YÜRÜTME SİYASET

1- AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu, "Uluslararası AB-Türkiye Şehir Eşleştirme Konferansı"na katılacak, Diplomasi Muhabirleri Derneği Yönetim Kurulu ve azalarıyla yemekte bir araya gelecek.

(Ankara/09.30/12.00)

2- Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Meksika'da gerçekleştirilecek MIKTA (Meksika-Endonezya-Güney Kore-Türkiye-Avustralya) Oluşumu'nun Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılacak.

(Mexico City)

3- Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Ankara Genç İşadamları Derneği yönetimini kabul edecek.

(Ankara/10.00)

4- Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, valiliği, belediyeyi ziyaret edecek, Bismil ve Silvan'daki tarihi mekanlarda incelemelerde bulunacak, "Peygamberimiz, Din ve Samimiyet" temalı Mübarek Doğum Programı'nda yer alacak.

(Diyarbakır/10.30-19.00)

5- Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Türkiye-Gana Ticaret ve Ekonomik Komite 4. Dönem Toplantısı imza törenine katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere Gana'ya gidecek, Oruçreis Fırkateyni'nde tertip eden resepsiyona katılacak.

(İstanbul/15.25/Thema)

6- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken başkanlığındaki Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi heyetini genel merkezde kabul edecek.

(Ankara/16.00)

7- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone'yi parti genel merkezinde kabul edecek.

(Ankara/11.30)

DÜNYA-DİPLOMASİ

1- Suriye'deki iç savaş ve bölgedeki yansımaları takip ediliyor.

(Şam/Halep)

2- Mısır Koruma Bakanı Abdulfettah es-Sisi'nin cumhurbaşkanlığına adaylığını açıklamasının yansımaları, İhvan üyeleri hakkındaki gözaltı ve yargılamalar ile darbe karşıtı gösteriler takip ediliyor.

(Kahire)

EKONOMİ

1- Türkiye İstatistik Kurumu şubat ayı sanayi ciro endeksi ve mart ayı tarım mahsulleri üretici fiyat endeksi ile 2013 seneyi şehir düzeyinde yaşam memnuniyeti verilerini açıklayacak.

(Ankara/10.00)

2- Milletlerarası Ticaret Odasının (ICC) 11. Milletlerarası Tahkim Semineri, ICC Türkiye Ulusal Komitesi tarafından TOBB'un ev sahipliğinde yapılacak.

(Ankara/10.00)

GÜNCEL

1- Aa Haber Akademisi Kameramanlık Eğitimi Programı'nın açılışı yapılacak.

(Ankara/08.00)

SPOR

1- Spor Toto Süper Lig'de 29. haftanın son maçında Elazığspor ile Gaziantepspor, Elazığ Atatürk Stadı'nda karşı karşıya gelecek.

(Elazığ/20.00)

2- Acıbadem Bayanlar Voleybol Ligi baraj etabı ikinci devre ikinci maçlarında, Cengiz Göllü Voleybol Salonu'nda Halkbank-Çanakkale Belediyesi, Sarıyer Belediyesi-Ereğli Belediyesi karşılaşacak.

(Bursa/15.00/17.00)

Memur, tiyatroda sanatçı olarak rol alabilir mi

ÖZET: Devlet memurunun Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürlüğüne bağlı olarak sahnelenen tiyatro oyununda Konuk Sanatçı olarak görev almanın olası olup olmayacağı hk.(26/09/2013-18060)

657 sayılı Yasaya tabi olarak Folklor Araştırmacısı kadrosunda görev yapmakta iken Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürlüğüne bağlı olarak sahnelenen tiyatro oyununda Konuk Sanatçı olarak görev almanın olası olup olmayacağı konusunda görüş talep eden ilgi makale incelenmiştir.

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eseleri Yasasının 'Amaç' başlıklı 1 inci maddesinde; "Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat yapıtlarını meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya açıklayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden istifade etme şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere ters istifade etme halinde yaptırımları tespit etmektir." ifadesi yer almaktadır.

Ayrıca, yeniden 5846 sayılı Yasasının 'Kapsam' başlıklı 1/A maddesinde; "Bu Kanun, fikir ve sanat yapıtlarını meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya açıklayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını, bu haklara ilişkin tasarruf esas ve usullerini, yargı yöntemlerini ve yaptırımları ile Kültür Bakanlığının görev, yetki ve sorumluluğunu kapsamaktadır." hükmü yer almaktadır.

Bu itibarla, ilgili personelin tiyatro oyununda Konuk Sanatçı olarak görev almasının; mevzubahis faaliyetin 5846 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi, mesai saatleri dışında icra edilmesi, bu faaliyetten ticari kazanç sağlanmaması, rastgele bir akit ile işverene bağlanılmaması ve sosyal güvenlik kuruluşlarından biriyle ilişkilendirilmemesi halinde olası olabileceği düşünülmektedir.


ÖZET: Devlet Memurunun sanatsal bir faaliyette, sportif bir aktivitede veya bir reklam filminde yer alıp alamayacağı hk. (24/01/2014-17228)

Kurumunuzda 657 sayılı Yasaya tabi görev yapan personelin görev meydanı konusunda olmaksızın sanatsal bir faaliyette, sportif bir aktivitede veya bir reklam filminde yer alıp alamayacağı hususlarında Başkanlığımız görüşünün talep edildiği ilgi makale incelenmiştir.

Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının "Davranış ve işbirliği" başlıklı 8 inci maddesinde "Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar." hükmü, yeniden mezkur Kanunun 02/01/2014 tarihli ve 6514 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle değiştirilen "Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı" başlıklı 28 inci maddesinde ise; "Memurlar Türk Ticaret Yasanına göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde müşterek veya komandit şirkette komandite müşterek olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde müesseselerini temsilen alacakları görevler hariç).

Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait rastgele bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim müesseselerinde çalışamaz.

Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel yasalarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır.

Eşleri, reşit olmayan veya mahcur meydana gelen çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler." hükmü yer almaktadır.

Öte yandan; 05/12/2012 tarihi ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasının 1 inci maddesinde; " Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat yapıtlarını meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya açıklayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden istifade etme şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere ters istifade etme halinde yaptırımları tespit etmektir." hükmü yer almakta olup, aynı maddenin (B) bendinde sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat ürünleri eser olarak tanımlanmıştır. Ayrıca mezkür Kanunun "Hakların Kullanılması" başlıklı 18 inci maddesinde de; "Mali hakları kullanma yetkisi münhası ran eser sahibine aittir. Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları ile ilgili da bu kural uygulanır. Bir yapıtın yapımcısı veya yayımcısı, ancak yapıtın sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; 657 sayılı Yasaya tabi personelin müzik ve televizyon projelerinde yer almasının mezkur Kanunun 8 inci maddesinde belirtilen tutum biçimine uyulması, mevzubahis faaliyetin mesai saatleri dışında icra edilmesi, bu faaliyetten 5846 sayılı Kanun kapsamında elde edilen mali haklar haricinde rastgele bir ticari kazanç sağlanmaması, rastgele bir akit ile işverene bağlanılmaması, sosyal güvenlik kuruluşlarından biriyle ilişkilendirilmemesi ve de bu faaliyetin hukuki statüsü ve ilgili mevzuatı itibariyle yukarıda yer verilen madde kararında belirtilen yasaklar haricinde bir faaliyet olarak değerlendirilmesi halinde olası olabileceği düşünülmekte olup, sportif aktivitenin kapsamı anlaşılamadığından değerlendirme yapılamamıştır.


ÖZET: Devlet memurunun TRT Ankara Radyosu Radyo1 kuşağında yayınlanmak üzere milletvekillerinin konuk edileceği ve onlarla siyaset dışı yaşamlarının konuşulacağı bir program yapıp yapamayacağına ilişkin.(23/01/2014-197)

Devlet memurunun TRT Ankara Radyosu Radyo1 kuşağında yayınlanmak üzere milletvekillerinin konuk edileceği ve onlarla siyaset dışı yaşamlarının konuşulacağı bir program yapıp yapamayacağına ilişkin görüş talep eden ilgi makale incelenmiştir.

Bilindiği üzere, Devlet Memurları Yasasının "Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı" başlıklı 28 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında "Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kolektif şirketlerde müşterek veya komandit şirkette komandite müşterek olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde müesseselerini temsilen alacakları görevler hariç). Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait rastgele bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamaz.

Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel yasalarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır." ifadesine yer verilmiştir.

Ayrıca, 657 sayılı Kanunun "Tarafsızlık ve devlete bağlılık" başlıklı 7 nci maddesinde "Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, rastgele bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar.

Devlet memurları her durumda Devletin menfaatlerini savunmak mecburiyetindedirler. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve yasalarına ters olan, memleketin bağımsızlığını ve bütünlüğünü bozan Türkiye Cumhuriyetinin güvenliğini tehlikeye düşüren rastgele bir faaliyette bulunamazlar. Aynı nitelikte faaliyet gösteren rastgele bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılamazlar, bunlara yardım edemezler,", "Davranış ve işbirliği" başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında "Devlet memurları, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlariyle göstermek zorundadırlar." ve "Basına bilgi veya demeç verme" başlıklı 15 inci maddesinde "Devlet Memurları, kamu vazifeleri ile ilgili basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç veremezler. Bu konuda gerekli bilgi ancak bakanın yetkili kılacağı görevli illerde v aliler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebilir.

Askeri hizmet konusunda bilgiler özel yasaların yetkili, kıldığı personel dışın da hiçbir kimse tarafından açıklanamaz." hükümleri bulunmaktadır.

Diğer taraftan, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eseleri Yasasının "Amaç" başlıklı 1 inci maddesinde "Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat yapıtlarını meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya açıklayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyotelevizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden istifade etme şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere ters istifade etme halinde yaptırımları tespit etmektir." hükmü ve "Kapsam" başlıklı 1/A maddesinde de "Bu Kanun, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya açıklayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımc ıların ve radyo televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını, bu haklara ilişkin tasarruf esas ve usullerini, yargı yöntemlerini ve yaptırımları ile Kültür Bakanlığının görev, yetki ve sorumluluğunu kapsamaktadır." Hükmü yer almaktadır.

Bu itibarla, Devlet memurunun TRT Ankara Radyosunda program yapmasının 657 sayılı Kanunun yukarıda yer alan maddelerinde belirtilen ve diğer hükümlerine riayet edilerek, mevzubahis faaliyetin 5846 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi, mesai saatleri dışında icra edilmesi, bu faaliyetten ticari kazanç sağlanmaması, rastgele bir akit ile işverene bağlanılmaması ve sosyal güvenlik kuruluşlarından biriyle ilişkilendirilmemesi halinde olası olabileceği düşünülmektedir.


ÖZET: Müzik öğretmeni olarak görev yapan memurun Türk Sanat Müziği albümü yapma, bu eserlerle ilgili kliplerde oynama, televizyon ve radyo programlarına konuk olma, aynı yada başka il ve ilçelerde yapılacak meydana gelen etkinliklere katılabilmesi hususlarında.(21/01/2014-23850)

.... ilçesi işitme engelliler ortaokulu müzik öğretmeni...'in bir müzik yapım şirketi bünyesinde Türk Sanat Müziği albümü yapma, bu eserlerle ilgili kliplerde oynama, televizyon ve radyo programlarına konuk olma, aynı yada başka il ve ilçelerde yapılacak meydana gelen etkinliklere katılabilmesi hususlarında Başkanlığımız görüşünün talep edildiği ilgi dilekçe incelenmiştir.

Bilindiği üzere, 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının 18/01/2014 tarihli ve 28886 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 02/01/2014 tarihli ve 6514 sayılı Kanun ile değişik "Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı" başlıklı 28 inci maddesinde; "Memurlar Türk Ticaret Yasanına göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde müşterek veya komandit şirkette komandite müşterek olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde müesseselerini temsilen alacakları görevler hariç).

Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait rastgele bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim müesseselerinde çalışamaz.

Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel yasalarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır.

Eşleri, reşit olmayan veya mahcur meydana gelen çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler." hükmü yer almaktadır.

Öte yandan; 05/12/2012 tarihi ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasının 1 inci maddesinde; " Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat yapıtlarını meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya açıklayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden istifade etme şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere ters istifade etme halinde yaptırımları tespit etmektir." hükmü yer almakta olup, aynı maddenin (B) bendinde sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat ürünleri eser olarak tanımlanmıştır. Ayrıca mezkür Kanunun "Hakların Kullanılması" başlıklı 18 inci maddesinde de; "Mali hakları kullanma yetkisi münhası ran eser sahibine aittir. Aralarındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça; memur, hizmetli ve işçilerin işlerini görürken meydana getirdikleri eserler üzerindeki haklar bunları çalıştıran veya tayin edenlerce kullanılır. Tüzel kişilerin uzuvları ile ilgili da bu kural uygulanır. Bir yapıtın yapımcısı veya yayımcısı, ancak yapıtın sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir." hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıdaki hüküm ve açıklamalar çerçevesinde; 657 sayılı Yasaya tabi personelin müzik ve televizyon projelerinde yer almasının; mezkur Kanunun 28 inci maddesinde belirtilen tutum biçimine uyulması, mevzubahis faaliyetin mesai saatleri dışında icra edilmesi, bu faaliyetten 5846 sayılı Kanun kapsamında elde edilen mali haklar haricinde rastgele bir ticari kazanç sağlanmaması, rastgele bir akit ile işverene bağlanılmaması, sosyal güvenlik kuruluşlarından biriyle ilişkilendirilmemesi ve de bu faaliyetin hukuki statüsü ve ilgili mevzuatı itibariyle yukarıda yer verilen madde kararında belirtilen yasaklar haricinde bir faaliyet olarak değerlendirilmesi halinde olası olabileceği düşünülmektedir


MEMURLAR.NET'İN NOTU:

Devlet Personel Başkanlığı özetle, telif hakları yasayi kapsamında olması kaydıyla, bir memurun tiyatroda sanatçı olarak görev alabileceğine karar vermiştir. Memurun bu kapsamda telif ücreti de (görüşte sadece ticari kazanç elde edilmemesi belirtilmiştir.) alması mümkündür.

TBMM'de bu hafta neler görüşülecek

-MİT Yasa Teklifi'nin görüşmeleri, TBMM Genel Kurulu'nda devam edecek

-Teklifin yasalaşması halinde, Danıştay Yasayi ile bir takım yasalarda keğişiklik yapan yasa tasarısı da Genel Kurul'da ele alınacak

Meclis, yoğun gündemle çalışacağı yeni bir haftaya giriyor.

TBMM Genel Kurulu'nda, müzakerelerine geçtiğimiz hafta başlanan Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Ulusal İstihbarat Kanunu'nda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi'ne devam edilecek. "Temel Kanun" olarak iki kısım halinde görüşülecek meydana gelen 15 maddelik teklifin görüşmeleri, 15 Nisan Salı günü 1. maddeden itibaren sürecek.

Teklifle, MİT, dış güvenlik, terörle mücadele ve ulusal güvenliğe ilişkin konularda Bakanlar Kurulu'nca verilen vazifeleri yerine getirecek.

MİT, ulusal güvenliğin ve ülke menfaatinin gerektirdiği hallerde yerli ve yabancı her türlü kurum ve tesis ile tüm teşkilat veya oluşumlar ile kişilerle doğrudan ilişki kurabilecek, makul koordinasyon yollarını uygulayabilecek. Telekomünikasyon kanallarından geçen dış istihbarat, ulusal savunma, terörizm ve uluslararası suçlar ile siber güvenlikle alakalı verileri toplayabilecek.

MİT üyeleri görevlerini yerine getirirken ceza ve infaz müesseselerindeki tutuklu ve hükümlülerle eskiden bilgi vermek suretiyle görüşebilecek, görevinin gereği terör örgütleri dahil olmak üzere ulusal güvenliği tehdit eden bütün yapılarla bağlantı kurabilecek.

Cumhuriyet savcıları, MİT görev ve faaliyetleri ile mensuplarına ilişkin rastgele bir ihbar veya yakinti aldıklarında veya böyle bir vaziyeti öğrendiklerinde, MİT ile temasa geçecek. Konunun MİT'in görev ve faaliyetlerine ilişkin olduğunun anlaşılması veya belgelendirilmesi üzerine adli yönden başkaca bir işlem yapılmayacak ve rastgele bir savunma tedbiri uygulanmayacak.

Teklife göre, MİT üyeleri ile MİT'te görev yapmış olanlar, MİT'in görev ve faaliyetlerine ilişkin hususlarda tanıklık yapamayacak. Ancak, devletin çıkarlarının zaruri kıldığı hallerde MİT mensuplarının tanıklığı MİT Müsteşarının, MİT Müsteşarının tanıklığı ise Başbakanın iznine bağlı olacak.

Kimlikleri değiştirilenler, MİT'in görev ve faaliyetlerine yardımcı olanlar veya istihbarat hizmetlerinde istifade edilenler, kamu görevlisi olup olmadıklarına bakılmaksızın, görev, faaliyet ve yardımları sebebiyle mesul tutulamayacak.

Teklif üzerinde önergelerle bir takım değişiklikler de yapılacak.

Teklifin yasalaşması halinde, Danıştay Yasayi ile Bir Takım Yasalarda Değişiklik Yapılmasına Konusunda Kanunn Tasarısı ele alınacak.

Danıştay'da bir daire henüz kurulmasını, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun daimi hale getirilmesini öngören tasarı, aynı konuda çok sayıda kişiyi ilgilendiren, niteliği aynı meydana gelen davaların henüz ekonomik ve hızlı görülmesi amacıyla "grup dava" usulü getiriyor. Aynı maddi ve hukuksal sebebe bağlı, birbirine emsal oluşturacak nitelikteki davalar, mahkemece grup dava olarak kabul edilebilecek. Grup dava usulünde, davalardan biri ilk olarak karara bağlanacak.

-Meclis'in güvenliği

Meclis'teki güvenlikle alakalı olarak TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in grup başkanvekilleri, idare amirleri ve bürokratlarla yaptığı toplantı sonrasında alınacak önlemler bu hafta belirlenecek. Alınacak kararlarla alakalı olarak Çiçek başkanlığında bir toplantı henüz inşa edilmesi bekleniyor.

Kemik iliği nakli için yaş ve 'evre' kriteri

Türkkök projesiyle kemik iliği nakli için vericisi olmayan hastaların meselenine çözüm bulmayı hedefleyen Sağlık Bakanlığı, getirdiği yeni kriterlerle de rehabilitasyonda etkinliği artırmayı hedefliyor.

Kişinin kendinden, aile içi ve dışından yapılacak kemik iliği nakilleri için ayrı kriterler belirlenirken hastalığın hangi evresinde olduğuna bakılacak, ileri yaştaki hastalarda komplikasyon, nüks ve ölüm oranlarının yüksekliği dikkate alınarak akraba dışı nakillerde 55, kardeşten nakillerde ise 65 yaş üstü için bilim heyeti kararı aranacak.

Sağlık Bakanlığı, lösemi başta olmak üzere çeşitli kan ve bağışıklık sistemi hastalıklarının tedavisinde uygulanan kemik iliği nakilleri için yeni kriterler belirledi. Sosyal Güvenlik Kurumu da kemik iliği nakillerinde geri ödemeleri bu kriterlere göre karşılayacağını duyurdu.

Bundan sonra kemik iliği nakilleri Bakanlığın erişkin ve çocuklara yönelik, kişinin kendinden, aile içinden ve dışından vericiler için ayrı ayrı tespit edildiği bu kriterler gözetilerek yapılacak.

Hastalığın evresi

Özel ve kamuya ait nakil merkezlerini kapsayan yeni tertip etmeye göre erişkinlerde lösemi, lenfoma, myelodisplastik sendrom, Burkitt tümörü, multiple myelom, talasemi, bir takım anemiler ve bağışıklık sistemi yetersizliklerinde kemik iliği nakline karar verilirken hastalığın evresi gözetilecek.

Akraba dışı nakillerde 55, kardeşten nakillerde ise 65 yaş üstü için bilim heyeti kararı gerekecek.

Yaşa göre tedavi yaklaşımı

Sağlık Bakanlığından alınan bilgiye göre ileri yaşlarda akraba dışı nakillerin gençlere göre daha kötü seyretmesi, komplikasyon, nüks ve ölüm oranlarının yüksekliği, uygulama ertesi yaşam kalitesinde meydana düşme dikkate alınarak getirilen tertip etmeyle "Kişiye özel tedavi" yaklaşımı benimsendi.

AB ve ABD başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde kişiselleştirilmiş rehabilitasyonla daha iyi sonuçlar alındığı göz önünde tutularak alınan kararla, bu yaş grubunda hekimin makul gördüğü bireylere Sağlık Bakanlığından müsaade alarak nakil yapılmasının önünün açık olduğu vurgulandı.

Yarı uyumlu nakile de geri ödeme

Yeni tertip etmeyle deneme emelli kök hücre nakilleri de geri ödeme kapsamına alındı.

Yüzde yüz uyumlu vericisi bulunamayanlar için uygulanan, dünyada daha deneme mertebesinde meydana gelen "Haploidentik" denilen yarı uyumlu nakiller de 55 yaşına kadar devlet tarafından ödenecek.

Kişinin kendinden yapılacak "otolog" kök hücre nakilleri için de kriterler tespit edilen Bakanlık, Multipl Skleroz, Sistemik Sklerozis, Crohn hastalığı, Sistemik Lupus Eritematozus, yumurtalık ve testis tümörleri için ilmi kurul onayı ile kök hücre nakli yapılabilmesine olanak tanıdı.

Hiçbir ek ücret istenmiyor

Kök hücre nakilleri için gerek özelde gerek kamuda rastgele bir ek ücret talep edilmiyor. Gelişmiş ülkelerde yaklaşık 500 bin doların üzerinde inşa edilen bu nakiller Türkiye'de tamamiyle devlet tarafından karşılanıyor.

Türkiye'de nihai 10 senede nakil merkez sayısı 5 kat, nakil sayısı ise 10 kat arttı, otolog (kendinden) ve allojenik (başkasından) nakiller için bekleme sırası kalmadı.

2013 yılında 3.000 civarında kemik iliği nakli gerçekleştirilen Türkiye, sayı itibariyle Avrupa'da 4. sıraya yükseldi.

Nakillerin yüzde 10'unu yurt dışından gelen hastalar oluşturuyor ve bu sayı her geçen gün artıyor.

Maliye'ye 'tabletli' yoklama memurları geliyor

Bakanlık, Elektronik Yoklama Sistemi (e-yoklama) ile her türlü uyumsuzluk durumuna hızlı ve etkili bir şekilde müdahale imkanı sağlanmasını, mükellefe ait istenilen bilgilere her noktadan anlık olarak ulaşılabilmesini ve henüz etkin bir yoklama sistemi oluşturulmasını amaçlıyor.

Konuya ilişkin AA muhabirinin sorularını cevaplayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, e-yoklama sisteminin, klasik yoklama anlayışının epey dışında meydana geldiğini söyledi.

Yeni sistemle tüm sürecin elektronik ortamda yürütüleceğini ve yoklama işleminin, tablet gibi mobil cihazlarla yerine getirileceğini anlatan Şimşek, "Yeni kuracağımız Elektronik Yoklama Sistemi ile denetim delili niteliğindeki görsel verilerin dijital ortamda temini sağlanacak. Bu sayede, 3G teknolojisinin sunduğu mobilite ile de her türlü uyumsuzluk durumuna hızlı ve etkili bir şekilde müdahale imkanı sağlanacak, mükellefe ait istenilen bilgilere her noktadan anlık olarak ulaşılabilecek" dedi.

"Sahada inşa edilen her iş adım adım takip edilebilecek"

Bakan Şimşek, bunların dışında elektronik yoklama talebinde bulunan birimlerin, alanda inşa edilen işlemlerin her adımından sistem arayüzü sayesinde bilgi sahibi olabileceğini de belirterek, şunları kaydetti:

"Bu bağlamda görevli personelin henüz etkin, henüz verimli hizmet üretmesini sağlamak amacıyla objektif bir şekilde performans ölçümü yapılabilecek. GPS teknolojisi ile de yoklama ve denetim personelinin hangi konumda olduğu görülecek ve istenirse misyon güzergahı optimum bir şekilde belirlenebilecek. Böylece, denetim ve koordinasyonda aktivite sağlanmış olacaktır. e-yoklama projesi kapsamında yoklama ve denetim faaliyetlerinin henüz hızlı, etkin ve verimli yapılabilmesi sağlanarak, vergiye gönüllü uyumu artırmak emeline ulaşmak için belirlenen elektronik ortamda verilen hizmetlerin kapsamı ve erişilebilirliği, ileri düzeyde bilgi teknoloji sistemleri ve mobil araçlar kullanılarak artırılmış olacak."

"Sistem bu yılın nihai çeyreğine kadar tüm vergi dairelerinde kullanılacak"

Maliye Bakanı Şimşek, sistemin kısa zamanda hayata geçmesi için yoğun bir çalışma içinde olduklarını belirterek, bir kaç aydır İstanbul'da kaptan uygulamasına başlanan e-yoklama sisteminin, bu yılın nihai çeyreğine kadar kademeli olarak tüm vergi dairesi müdürlüklerinde kullanılmaya başlanacağı bilgisini verdi.

Sınıf mevcudu ortalaması 29'a düştü

Selma Kasap

Milli Eğitim Bakanlığının 2013-2014 seneyi verilerine göre Türkiye genelinde toplam 649 bin 469 derslik bulunuyor. Bu dersliklerin 507 bin 725'i resmi örgün eğitim kurumlarında, 55 bin 157'si ise özel örgün kurumlarında, 86 bin 578'i resmi ve özel yaygın eğitim müesseselerinde yer alıyor.

Bu yıl izah eden veriler ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim müesseselerinde derslik başına öğrenci vasatisinin 29'a gerilediğini gösterdi.

Türkiye'de ilkokul ve ortaokullarda derslik başına düşen öğrenci sayısına bakıldığında en yüksek oranlara sahip şehirler sırasıyla 46 talebeyle Şanlıurfa, 42 talebeyle Diyarbakır, 40 talebeyle Gaziantep oldu.

İlkokul ve ortaokullarda derslik başına düşen öğrenci sayısında en düşük orana sahip il, ortalama 14 talebeyle Bayburt olerken bunu, 16 talebeyle Tunceli, Gümüşhane, Burdur ve Bartın izledi.

İstanbul'da ilkokul ve ortaokullarda derslik başına düşen öğrenci sayısı 39, Ankara ve İzmir'de 30 olarak gerçekleşti.

Liselerde durum

Liselerde ise dersliklerin öğrenci ortalaması 29. Bu meydanda en yüksek oranlara sahip şehirler sırasıyla 66 talebeyle Hakkari, 63 talebeyle Şırnak, 61 talebeyle Diyarbakır oldu.

Bilecik ve Tunceli ise 19 ortalamayla derslik başına düşen en düşük öğrenci sayısına sahip şehirler olarak belirlendi. Bu iki ili, 20 talebeyle Karabük izledi.

Üç büyük ilden İstanbul'da liselerde derslik başına düşen öğrenci sayısı 33, Ankara'da 29, İzmir'de 27 olarak gerçekleşti.

Bakanlığın 2012-2013 eğitim öğretim seneyi istatistiklerine göre, ilkokul ve ortaokullarda derslik başına düşen öğrenci sayısı 30, liselerde ise 31 olarak gerçekleşmişti.

Yeni mezunlar 'yardımcı' sonra 'eczacı' olacak

Resmi Gazete'de yayımlanan Eczacılar ve Eczaneler Ile Alakalı Yönetmelik ile 2012'de çıkarılan Eczacılar ve Eczaneler Ile Alakalı Kanun'un uygulamasına yönelik tertip etmeler getirildi.

Yönetmelikle yasadaki eczacılık hizmetleriyle alakalı tanımlama da göz önünde bulundurularak, eczacı, eczacılık gibi kavramlar tanımlandı, eczacıların görev ve sorumlulukları belirlendi.

"Yardımcı eczacı" tanımı getirilen yönetmeliğe göre, 2013 ve sonrasında eczacılık fakültesine girenler, mezuniyet ertesi serbest eczane açmak veya mesul müdür olmak isterse bir yıl müddetle yardımcı eczacı olarak çalışacak.

Eczane açmak, işletmek ve ecza deposu mesul müdürlüğü inşa etmek için eczacı olma koşulu getirildi.

Nüfusa göre eczane

Yeni eczaneler nüfusa göre açılacak. Serbest eczane sayıları, kaza sınırları içindeki nüfusa göre en az üç bin beş yüz kişiye bir eczane olacak şekilde düzenlenecek.

Eczanelerin aynı kaza içerisindeki nakillerinde nüfusa göre eczane açılması kriteri uygulanmayacak. Hiç eczanesi olmayan yerleşim ünitelerinde nüfus kriterine bakılmaksızın bir eczanenin açılmasına müsaade edilecek ancak bu şekilde açılan eczanenin başka yerlere naklinde nüfus kriteri işletilecek.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından her yıl eczane açılması makul meydana gelen kazalar ve açılabilecek eczane sayıları Türkiye İstatistik Müessesesinin izah ettiği nüfus bilgileri esas alınmak suretiyle belirlenecek ve senede en az iki defa Kurum'un resmi web sitesinde duyuru edilecek.

Eczane açmak isteyen eczacılar, Kurum tarafından duyuru edilen yerler için başvuracak. Bu başvurularda en fazla yirmi beş seçenek yapılabilecek.

Kurum eczacının yerleştirme puanı ve seçenek sıralamasını göz önüne alarak yerleştirme yapacak. Başvuru yapan eczacılardan yerleştirme puanı en yüksek olanlar eczane açma hakkı kazanacak.

Eczacının eczanede bulunma zorunluluğu

Yönetmelikle eczacının eczanede bulunma mecburiyeti ve mesul müdür atanması gereken durumlar da belirlendi.

Eczanenin hizmet verdiği saatlerde mesul müdür eczacı, varsa ikinci eczacı ve yardımcı eczacılar misyonu başında bilfiil bulunacak.

Hastalık ve diğer mazeretlerle eczanesinden 24 saatten fazla müddetle terk etmek zorunda kalan eczacı veya mesul müdür, keyfiyeti il veya kaza sağlık müdürlüğüne yazıyla veya kayıtlı elektronik postayla bildirecek.

Bu müddet 15 güne kadar devam edecekse eczaneye varsa ikinci eczacı veyahut yardımcı eczacı, yoksa il sağlık müdürlüğüne bildirilmek şartıyla eczanesi yer almayan bir eczacı, yoksa muvafakatı alınarak mahallin serbest tabibi nezaret edecek.

İkinci eczacı ve yardımcı eczacı

Yönetmelikle ikinci eczacı ve yardımcı eczacı çalıştırılmasına ilişkin usul ve asallar da düzenlendi.

Buna göre senelik katma değer vergisi hariç üç milyon Türk lirası ve üzerinde ciro yapan serbest eczanelerde ikinci eczacı çalıştırılması zorunlu hale getirildi.

Yardımcı eczacı olarak çalışmak isteyenler, çalışabileceği eczaneyi kendisi belirleyebilecek. Ters halde bölge eczacı odasına başvuracak.

Eczacı odası başvuru sırasını dikkate alarak yerleştirmeyi yapacak.

Her yılın nisan ayında Türk Eczacıları Birliği tarafından eczanelerin, senelik satış hasılat durumlarıyla senelik karşılanan reçete adetlerine göre dağılımları Kurum'a ve alakalı eczacı odasına bildirilecek.

Cirosu Türkiye İlaç ve Tıbbı Cihaz Kurumunca belirlenen limitin üzerinde meydana gelen eczaneler, kendilerine başvurulması halinde yardımcı eczacı çalıştırmak zorunda.

Yardımcı eczacı otuz gün içerisinde işe başlatılacak ve il sağlık müdürlüğüne bildirilecek. Yardımcı eczacı çalıştırma ile alakalı kriterleri tutan ancak bundan imtina eden eczacı, il sağlık müdürlüğü tarafından uyarılacak ve otuz gün müddet verilecek.

Uyarıya rağmen yükümlülüğünü yerine getirmeyen eczacının ruhsatı otuz gün müddetle askıya alınacak.

Yönetmelikle ayrıca üniversite hastanelerinde eczane açılması il sağlık müdürlüğünün iznine bağlandı.

Sadece cadde ve sokak üstlerinde

Yönetmelikle eczane olarak kullanılacak yerlerin özellikleri ve bu yerlere ilişkin diğer hususlar ihtiyaçlar da göz önünde bulundurularak yeniden düzenlendi.

Buna göre serbest eczaneler halkın serbestçe girip çıkabildiği yerlerde, bağımsız dükkanlarda açılacak.

Havaalanları, limanlar, otogarlar ve tren garlarında açılanlar dışında cephe ve kapıları belediyelere ait cadde ve sokak üzerinde bulunacak.

Eczaneler aydınlık, rutubetsiz ve havadar olacak, zeminleri hijyen koşullarına uygun, kolay temizlenebilir malzemeyle döşenecek. Hastaların bekleme yerleri eczanenin giriş katında bulunacak.

Yeni açılacak eczaneler için yapı ruhsatı veya yapı kullanım müsaade belgesi istenecek, 35 metrekareden küçük olamayacak, aynı il ve kaza içindeki başka bir eczaneyle aynı ismi taşıyamayacak.

Eczanelerin önüne, cadde ve sokaklara seyyar veya totem tabela, afiş ve benzeri haksız rekabet oluşturacak tabela ve cisimler konulamayacak, vitrinlere ürün tanıtımı amacıyla levha veya duyuru yapıştırılamayacak.

İnternetten satış yasak

Eczanelerde yalnızca hekim, diş hekimi, veteriner hekim ve ziraat mühendisi tarafından yazılan reçeteler kabul edilecek. E-reçeteler dışında, internet, faks, telefon, kurye, komisyoncu ve benzeri yollarla eczanelere gelen reçeteler kabul edilmeyecek.

Eczacılar, kendilerine reçete gönderilmesi için her ne şekilde olursa olsun kurumlar, hekimler, diğer sağlık kurum ve kuruluşları veya üçüncü şahıslarla açık veya gizli iş birliği yapamayacak, simsar, kurye elemanı ve benzeri yönlendirici personel bulunduramayacak, reçete toplama veya yönlendirme yapamayacak, bu yollarla gelen reçeteleri kabul edemeyecek.

İlaçlar, bitkisel tıbbi ürünler, tıbbi amaçlı diyet gıdalar ve özel tıbbi amaçlı bebek mamaları internet veya başka rastgele bir elektronik ortamda satılamayacak, eczane eczacıları ve eczaneler adına internet sitesi açılamayacak.

Eczanelerden zehirli ve müessir maddelerle ilaçların toptan satışı yapılamayacak, eczaneler ihalelere giremeyecek. Eczaneler arası ilaç takası toptan satış sayılmayacak ancak ilaç takası sadece aynı il içerisinde faaliyet gösteren eczaneler arasında yapılabilecek.

"İlk defa eczacı ve eczanenin tanımı yapıldı"

Türk Eczacıları Birliği Genel Sekreteri Harun Kızılay, yönetmelikle alakalı AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk defa eczacılığın, eczacının ve eczanenin tanımının yapıldığını söyledi.

Düzenlemede ilk defa eczacının "sağlık meslek mensubu" olduğunun açık bir şekilde yer aldığını vurgulayan Kızılay, ayrıca ilacın tanımının yapıldığını, eczacının görev ve yetkisinin de belirtildiğini kaydetti.

Eczane açma kriterinin de yeniden tertip ettiğini anlatan Kızılay, eczanelerin mutlaka cadde ve sokak üzerinde açılacağını sözlerine ekledi.

reklam yeri
 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hot Sonakshi Sinha, Car Price in India
online kişi acaip's Profile on Ping.sg