reklam

17 Ağustos 2012 Cuma

Ahzöe2b 67 tokatlıyor! - Yaşar Nuri Öztürk


Ahzöe2b 67 tokatlıyor! Başlığı, Efendiler, Ağalar ve Kodamanlar Hegemonyası diye de atabilirdim. Çünkü anılan ayetler böyle bir hegemonyanın açtığı yıkım ve perişanlığın sonuçlarından söz ediyor.

Bu ayetler, insanoğlunun, özellikle Kur an müminlerinin mahvına sebep olan belaların en kahırlılarından birini gündeme getirmekte ve ağır bir pişmanlık dramı halinde önümüze koymaktadır. Bu dram, efendiler, ağalar, ulu kişiler hegemonyası na teslim olup hüsrana uğrayan kitlelerin, kaderlerini birtakım putlara teslim etmelerinden doğan pişmanlıktır

Mahşer günü diyecekler ki, Rabbimiz! Biz, efendilerimize/mallara ve kitlelere egemen olan güçlere/karanlık adına egemenlik kuranlara/yılan, akrep, kurt, aslan gibi korku salanlara/kalp karanlığını temsil edenlere ve ekip taşlarımıza/kodamanlarımıza/putlaştırdığımız kişilere itaat ettik de onlar bizi yoldan saptırdılar! (Ahzöe2b, 67)

Ayetlerde belanın omurgası olarak kullanılan kelimeler söe2det (efendiler) ve kübera (büyükler, kodamanlar) kelimeleridir. Bu sözcükler, söe2detena (efendilerimiz) ve küberöe2ena (büyüklerimizi) tamlaması olarak kullanılmıştır. Yani efendiler ve kodamanların yıkım aracı olmaları için birilerinin onları kendilerine nispet etmeleri gerekmektedir. Bu nispet olmadığı sürece hiçbir efendi veya kodaman kimseye zarar veremez. Tıpkı, sokacak kimse bulamayan akrep gibi, kendisini sokarak helöe2k olur.

Bakara 104, sürüleşmeyin emrini veriyor; Yunus 100, aklını işletmeyenler üzerine pislik atılacağını hükme bağlıyor; Nahl 75-76 ise iradesini ve kaderini efendi edindiği adamların eline teslim eden kişiliksiz benliklerin hüsran ve hiçliğini gündeme getiriyor.

Efendiler-kodamanlar hegemonyası, başka bir yerde incelediğimiz Rabler Hegemonyası nın bir başka biçimidir. İkisinde de tevhidin ve Allah a teslimiyetin parçalanması, yozlaştırılması söz konusudur. Yani ikisinde de şirk işlemekte, işletilmektedir.

YENİÇAĞ YAZARI NA UYARI!

Yeniçağ Gazetesi köşe yazarlarından Hasan Demir, 14 Ağustos tarihli yazımda Hz. Ömer in, Ebu Hureyre ile ilgili icraatını anlatan satırlarımı, efendice eleştirmiş. Söylenecek çok şey var diyor. Peki söyle, Hasan Bey. Ama söyleyemezsin, söylemek senin behreni aşar. Ansiklopedi maddeleriyle, hele hele Diyanet İslam Ansiklopedisi ndeki ilim haysiyet ve ciddiyetinden uzak, bühtanlarla dolu Ebu Hureyre maddesindeki bilgilerle hiç olmaz. Bunlar, araştırma ve tefekkür ürünü değil, Emevöee tutkusunu din yapmış zihniyetin talimatıyla yazılmış propaganda ürünü satırlardır. İlim, hakikati ortaya koymak içindir. Anılan madde ve arkasındaki zihniyetin böyle bir amacı ve kaygısı yoktur. Onun derdi, dostları memnun etmek tir. Bu tür adamlar, bin yıldır hep dostları memnun etmek için uğraştılar. Hakikati bulmak gibi bir gayeleri olsaydı İslam dünyası bugünkü durumda olur muydu?!

Hasan Bey, Ebu Hureyre nin adının başına, gelenekte hiç görülmedik bir biçimde bir de Hz. eklemiş. Hz. Ebu Hureyre diyor. Neyin peşinde ve neyin takipçisi olduğu oradan belli.

Hz. Peygamber le bütün beraberliği iki yılı geçmeyen Ebu Hureyre, çok hızlı ve aşırı bir Muaviyeci dir. Yemenli yurttaşı Yahudi haham Ka b el-Ahböe2r la işbirliği içinde çalışmıştır. Mısırlı bilgin Mahmut Ebu Reyye, haham Ka b el-Ahböe2rın Hz. Ömer i şehit eden komplonun önemli adamlarından biri olduğunu ispatlamıştır. Ebu Hureyre, hadis diye birçok söz uydurduğu için, Hz. öc2işe, Hz. Ömer ve Hz. Ali tarafından Kezzöe2b (sınırsız yalan söyleyen adam) diye damgalanmış ve tarihe o unvanla geçmiştir. Valilik serüveni ile ilgili, güya, tashih sadedinde söylediğiniz sözler de sonradan tedarik edilmiş Emevöee yalanlarıdır. Bu yalanları sıralarken Hz. Ömer e hakaret ettiğinizin bile farkında değilsiniz. Olamazsınız, çünkü bu sizin gücünüzü aşar, Hasan Bey kardeşim. O sözlere dayanarak çıkardığınız hükümler ise büsbütün bühtandır.
 
Kısacası, sevgili Hasan Bey, Allah ile aldatmayı meslek ve saltanat edinmiş Emevöeeci gazetelerde yazılanlarla bu işleri değerlendirmek olmaz. Ebu Hureyre ile ilgili söz söylemeden önce, konunun şaheserlerinden biri sayılan ve Mısırlı müfessir-muhaddis-faköeeh Mahmut Ebu Reyye (ölm. 1970)  tarafından yazılan Şeyhu l-Madöeere Ebu Hureyre adlı eseri okumanız şart. En azından onu okumanız şart. Okudunuz mu? Okuyabilir misiniz?

Ben size cevap filan vermiyorum. Böyle bir şey ayıp olur. Sizi efendi bir fıkra yazarı olarak biliyorum ve şunu söylüyorum: Bu işlere ömrünü vermiş bir adamı eleştirmeye sizin çantanızdaki azık yetmez. Nefesiniz hiç yetmez. Lütfen haddinizi bilin. Ve Efendilik sıfatınıza halel getirmeyin.Ahzöe2b 67 tokatlıyor! - Yaşar Nuri Öztürk

Yanlış Adam - Rifat Serdaroğlu


Yanlış Adam Heval; Marksist-Leninist PKK dilinde, yoldaş anlamında kullanılır.
Ulan heval,  yıllarca bu memleketin ekmeğini yedin, suyunu içtin. Cibilliyetin gereği, hem ekmek yediğin kaba pisledin, hem kendi insanlarını öldürdün,
hem de yanlış adamı kaçırıp kendini dünyaya rezil ettin.
Kaçırdığın zaten senin adamın, baksana bizi unutma abi diye uğurlamışsın adamı. Osman Baydemir e yaptığını ona da yapacak idiysen niye kaçırdın?
Haber gönderirdin yeter de artardı bile, koşarak gelirdi nasılsa. Neyse, bundan böyle o da konuşamayacaklar sınıfına girdi.
Bak heval, yakında nasılsa işin bitecek. Bu iş böyle gitmez. Seni en kısa zamanda, tarihte daha önce yaptıkları gibi hem Amerikalı, hem de İngiliz işverenlerin satacaklar.  Bizimle baş başa kalacaksın. O zaman sana, öldürdüğün Türk-Kürt kardeşlerinin hesabı bu dünyada mutlaka ve  muhakkak sorulacak.
Öteki tarafta işin daha da zor. Kahpece, mayınla-tuzakla öldürdüğün şehitler-gaziler sana nasıl hesap sorarlar orasını bilemem.
Twitter diye bir şey var heval, son günlerde orada en çok yazılan ne bilir misin;
Hayali Kürdistan olanın, Mekanı Kabristan olur
Kim demişse doğru demiş. Eee bu iş böyle heval, dünyanın hangi ülkesinde olursa olsun, ekmeğini yediği halde vatanına ihanet eden hain, ekmek yediği yerden kurşunu yer. (Hayda rinna rinna rinanay)
Heval, bilirsin bizde demokrasi var. Türk Milleti olarak bazen hata yapıp yanlış adamları başımıza getiriyoruz, sonra da kurtulamıyoruz. Bir daha adam kaçıracaksan sana bir liste vereceğim, kod adlarını veriyorum onlara dikkat et, yanlış adam kaçırıp hem komik duruma düşme, hem de bizi boşu boşuna uğraştırma. Tamam mı heval !
*Kayserili, ama Kayseri doğumlu değil. Baba tarafından Siirtli Arap, ana tarafından sonradan Müslüman olmuş Ermeni kökenli biri.  Kod adı; Koloni.
*Manisalı ama Manisa doğumlu değil. Tunceli kökenli Kürt ailenin Menemen de yaşamış bir kolunun torunu. Kod adı; Kubilay
*Vanlı ama Van doğumlu değil. Kürt-Arap melezidir.  Ben Kürtçülerin yeni Prensiyim deyip, Kürtçe şarkılarla eğitim-öğretim dönemini açan biridir.
Üç-beş memed ona bir güzellik yaparsa, yerinden bile kalkmaz.
Kod adı; Delik Teneke
Bak heval, kaşınma şimdilik bunlarla yetin. O dediğini unut. Onun yakınları, sinemaya bile 150-200 polisle gidiyor. Senin kandilindeki çıyanlarının sayısı kadar, bir sürü kahraman vatan evladı onu koruyor. Hem de 7/24
Bankamatik gibi, kesintisiz hizmetö85
Haydi heval, hiç olmazsa ölmeden bu fani dünyada memleket için hayırlı bir iş yap bakalım Anladın sen onu, değil?
Sağlık ve başarı dileklerimle 
RİFAT SERDAROĞLU
rifatserdaroglu@gmail.comYanlış Adam - Rifat Serdaroğlu

Birkaç Mehmet için! - Uğur Dündar


Birkaç Mehmet için! PKK bomba patlattı diye, bir yeri bastı diye, birkaç Mehmet'i şehit etti diye, örgütün her gün Türkiye'nin gündemini oluşturmasına müsaade etmemeliyiz!..''
Bu sözler AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik'e ait.
Özür dilemesi beklenirken, ''Benim böyle bir ifadem kesinlikle olmadı. Şeref ve ahlakı olanlar bu sözleri olduğu gibi yansıtırlar...'' dedi. Bunun üzerine Acaba bir çarpıtma var mı?'' diyerek internete girip baktım.
Hayır, en ufak bir çarpıtma yok.
Sözler virgülüne, noktasına kadar ona ait!
Ama kendisini eleştirenlere hakaret etmeyi, herkesi aptal yerine koymayı sürdürüyor.
Şerefsizler, ahlaksızlar!..'' demeye getiriyor.

***
Hatırlayacaksınız.
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Zonguldak Karadon Maden Ocağı'nda 30 işçimizin hayatını kaybettiği grizu faciasından sonra güzel öldüler'' demişti.
O dönemde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olan Dinçer, faciaları önlemekle yükümlü'' olduğunu unutup İşçiler acı çekmediler. Fizik olarak da güzel öldüler!'' deyince infial yaratmıştı.
Başbakan Erdoğan da maden ocaklarındaki ölümcül kazaları kadere'' bağlamıştı.

***
Şehitlerden söz ederken birkaç Mehmet..'' diyorlar.
Acı çekmeden güzel öldüklerini'' söylüyorlar.
Önlenebilecek ölümcül kazaları kaderle'' izah ediyorlar!
Çünkü insan hayatına değer vermiyorlar.
En kutsal hak olan yaşam hakkına saygı duymuyorlar.
Sonra da, ekonomik gücü yeterli olsun olmasın, her ailenin en az üç çocuk yapmasını'' istiyorlar.
Üç de kesmiyor, çocuk sayısını beşe çıkarıyorlar.
Çünkü şehide birkaç Mehmet...'', insana oy'' gözüyle bakıyorlar...

***
Aileler çok çocuk yapsın ki, geçinemeyip bunlara avuç açsın!
Ana, baba, çoluk çocuk herkes, birkaç paket erzaka, iki çuval kömüre muhtaç kalsın!
Masum bebeler, daha doğdukları gün hayat yarışına geriden başlasın!
Eğitimde fırsat eşitliği, onlar için hayal bile olmasın!
Suyu akmayan, kaloriferi yanmayan okullarda okusun!
Özel okullara ancak rüyalarında girebilsin!
Eğitim başarısı onların bedava vereceği kitaplara bağlı kalsın!
Eğiticilik özelliği sıfır olan tabletlerle gözleri boyansın!
Okullar bitip, sıra çalışmaya gelince, iş bulamayan 5 gençten biri olsun!
Askerliğini ya sınır boylarında, ya da makineli tüfek mermileriyle kevgire dönen baraka karakollarda yapsın!
Vatan için yaşasın.
Vatan için şehit düşsün.
Acı çekmeden güzel (!) ölsün!
Adı da birkaç Mehmet...'' olsun.
Birkaç Mehmet...'' şehit düştü diye Meclis niçin toplansın? Birkaç Mehmet için! - Uğur Dündar

Tunceli mi? Dersim Mi? - Tünay Süer



Tunceli mi? Dersim Mi? CHP Tunceli Milletvekili Sn. Hüseyin Aygün 2007 tarihinde Dersim nasıl Tunceli oldu yazısında
Dersim adı 1935 yılında Tunceli ilan edildi. Bu yapay isim Dersim i silmeyi başaramadı. 1935'te kabul edilen Tunceli Kanunu , sadece Dersim i değil; hatta bölgenin yerel adları olan Mamekiye ve Kalanı da tarihten silmek istedi. Ama olmadı.(!) Demiş.
Sayın vekilin bu sözleri lastik gibi ne tarafa çeksen oraya gidecek sözlerdir. Ben mesela bu sözleri bir yakınma olarak kabul ettim.
Haa! O tarihten bu yana düşünceleri değişti mi dersek sanmıyorum. Zira CHP Milletvekili olduktan sonra da Tunceli (Dersim) dosyasını istediği biçimde açarak Atatürk ten İnönü ye herkesi katliam yapmakla suçlamış, partide bir takım tartışmalara neden olmuştu. Aslı öylemi idi acaba diye defalarca araştırmalarım neticesinde ve bu hususta yazılar yazmama rağmen her araştırmamda aşağı yukarı aynı verilere şahit oluyorum.
*****  
Tunceli ye Dersim denilince ister istemez aklımıza çeşitli isyanlar, Türkiye Cumhuriyetine baş kaldırılar geliyor.
(Şeyh Sait isyanı gibi.)
Araştırmalarımızda Osmanlı nın çöküşü ile yurdumuzun çeşitli bölgelerinin emperyalist güçler tarafından işgali ve 600 yıllık bir imparatorluğu tamamen yıkmak için içerideki işbirlikçileri nasıl kullandıklarını görüyor öğreniyoruz.
İşte, Dersim de bunlardan birisiydi.
Bölücü Kürtçüler Dersim'de sistemli bir katliam yaşandığını iddia etseler de aslında durumun böyle olmadığı, çarpıtıldığı açık ve net biliniyor.
O yıllarda bugünkü güneydoğu sınırlarımızda höe2löe2 faaliyet gösteren sınır kaçakçılığı çok daha vahim bir durumdaydı. Bölgeden geçen demir yolu Fransızların denetimi altındaydı Fransızlar Türkleri yenebilmek için Kürtleri ve Ermenileri kullanmışlardı..
Fransızlar ve Suriyeliler bölgemizde kaçakçılık hattı kurarak Kürt ve Ermeni çetelerine kaçakçılık yaptırıyorlar onlara pay veriyorlar onlar için her türlü kolaylığı sağlıyorlardı.
İllerimizde Fransızlar zaman zaman Kürt aşiretlerinin liderleri ile yaptıkları toplantılarda İsyan kararı alındığı için aşiretler birer birer Türkiye Cumhuriyeti ne karşı ayaklanma yapıyorlardı.
Şeyh(Kürt) Sait ayaklanmasından sonra Fransızların yardımı ile yurtdışına kaçan Kürtler 1927 yılında Suriye de Dr. Mehmet Şükrü Sekban başkanlığında Kürt Milli Genel Kurultayını toplamışlardı. Toplantılara katılan Kürt Teali Cemiyeti, Kürt Teşkilatı İçtimaiye, Kürt Millet Fırkası ve Kürt Ulusal Birliği yanı sıra Goms adıyla bilinen Ermeni Taşnak Terör Örgütü lideri Van lı Papaz Vahan Papazyan ve yandaşları da katılıyorlardı..
Türkiye Cumhuriyeti ne karşı birleşme kararı alınan toplantılar sonucunda HOYBUN KÜRT TERÖR ÖRGÜTÜ kurulmuş oldu. Yayınlanan ortak bildiri Kürtlerin özgür ve bağımsız yaşama hakkı için savaş kararı nı içeriyordu.
Bence, bugünkü PKK dediğimiz örgütün temelleri o yıllara dayanıyor. Tıpkı o zaman Fransızların desteğini alan ırkçı ve bölücü Kürtler, bu yıllarda ABD desteği ile ayakta kalabiliyorlar. BDP nin Demokratik Toplum Kongresi de Özerk Kürdistan , Öz Savunma Güçleri ve İki Bayrak gibi başlıklarla aynı şeyleri kapsayan amaçlarla yapılmıştı. Tarihte Ermenilerle anlaşan bölücüler şimdi gerek ABD gerekse AB taşeronu olarak katliamlarını sürdürüyorlar.
****
Yüzlerce yıldır, bölgede feodal bir baskı düzeni kurmuş olan Kürt aşiretleri en başından itibaren Cumhuriyete ve Atatürkün medeniyet projesine karşı çıkmışlardı. Kendi gerici toplumsal yapılarını devam ettirmek istiyorlardı. Bunların büyük bir ayaklanmaya hazırlandıkları bilinmesine rağmen Atatürk liderliğindeki Türk devleti isyan başlayana kadar askeri hiçbir hareköe2ta girişmemiştir.
Pek çok resmi raporun yanı sıra Başbakan İnönü ve Ekonomi Bakanı Bayar'ın Şark Raporları da, bu konuda uyarılarla doludur. Atatürk söylendiği gibi asla bir milleti silmek istememiştir. Ne emperyalist güçlerle iş birliği yapanlarla ne de o güçlerle anlaşmaya kalkmamış, Türk Milletinin bölünmesine asla müsaade etmemiştir.
Büyük Atatürk, Doğu insanımızı sömüren derebeylik rejimini ortadan kaldırıp oraya medeniyeti götürmüştü. Kemalist iktidarın 30'lu yıllarda Tunceli'de yaptıklarını incelersek bu gerçeği görebiliriz.
Atatürk sayesinde yüzlerce yıldır şehir merkezlerinden kopuk yaşamış Tunceli köyleri yapılan yol ve köprülerle medeniyet le tanışmıştır.
Hastane yapılır, doktor götürülür. Okul yapılır, öğretmen götürülür. Mahkeme yapılır, adalet götürülür... Köylüyü baskı ve zulüm altında tutan aşiret reislerinin silahlarına el konulur... Tabii tüm bu medenileşme hareketi gerici Kürt aşiretlerinin o zaman da işlerine gelmemişti şimdi de işlerine gelmiyor. PKK neden bazı topraklarımıza fabrikaların açılmasını, oralara iş istihdam götürülmesini istemez? İşte kafa aynı kafa, düşmanlık ve kin aynıdır.
Karakol basıp askerlerimizi öldüren, köprüleri yıkan o büyük isyan askeri bir hareköe2tla bastırılmıştır. Ancak bu hareköe2tta iddia edildiği gibi büyük katliamlar falan yaşanmamıştır. Kürtçülerin 90 bin kişi öldürüldü, 100 bin kişi zorla göç ettirildi iddiaları koca bir yalandır..
Bugün nasıl PKK ile mücadele ediyorsak o zaman da Atatürk devrimlerine karşı direnen gericilerle mücadele edilmiştir
BDP li Demirtaşın, Bütün Ortadoğu halklarını, Kuzey Afrika nın geleceği belirlenirken, Türkiye de yaşayan Kürt halkı bu dönemde sessiz kalırsa 100 yıl daha köle gibi yaşayacaktır sözleri Kürt halkımızı kışkırtmaktan öte bir şey değildir. Dünyada hangi ülke rejime başkaldırana çiçek atmış acaba? PKK ile neden savaş halindeyiz?
Günümüzde PKK nın uzaktan kumandalı veya canlı bombalarla onlarca insanımızı öldürdüğü neden Kürtçüler tarafından söylenmiyor acaba da hep Dersim katliamı deniliyor?
Yok, efendim orada katliam yaşanmış, oradaki masum insanlar öldürülmüş düzmece yalandan başka bir şey değildir. Kürt vatandaşlarımız ülkede yaşayan herkes gibi AKP nin müsaade ettiği kadar özgürdür. Bunu Silivri, Hasdal ve diğer tutuk evlerinde tutsak olan vatanseverler için söylüyorum. Özgür olmasalar içlerinden cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, vekiller çıkabilir miydi?
****
Dersim isyanı iddia edildiği gibi Atatürk Cumhuriyeti nin Kürtlere yönelik baskıları yüzünden başlamamıştır. Halka baskı yapmak bir yana, Atatürk, Dersim deki aşiret yapısını dağıtarak Tunceli halkını özgürleştirmek için büyük çaba göstermekteydi. Şehrin ismi bu yüzden Osmanlı dönemini çağrıştıran Dersim bırakılarak Tunceli olarak değiştirilmişti.
Bugün Tunceli ismine tahammül edemeyenlerin, Atatürkün Şapka Devrimine karşı çıkanlardan hiçbir farkı yoktur. Çünkü Dersim ismi isyanın değil, halk üzerindeki feodal baskının simgesidir. Tunceli ise o derebeylik baskısını kaldırmak isteyen Atatürk devrimciliğini simgeler.
CHP Tunceli Milletvekili Sn. Hüseyin Aygünün PKK lılar tarafından serbest bırakıldığında (!) basına yaptığı açıklamada Tunceli yerine Dersim demesi bence Atatürkün partisinin bir vekili olarak hiç yakıştıramadım.
Aşığı olduğu Dersim dağlarını özlemiş olması manidardı.
Eylemi gerçekleştiren 18,25 yaşlarındaki çocukların bu memleketin çocukları olarak tümünün bu anlamsız savaşın bitmesini istediklerini, bunların her an ölüm riskiyle karşı karşıya olduklarını söylemesi, sanki PKK yı şirin göstermek ister gibiydi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu nun Aygünün serbest bırakıldıktan hemen sonra yaptığı açıklamalar insani açıklamalardır, bir rahatsızlık da olmaz, demesine asla katılmıyorum.
Zira CHP ye mensup bir vekilin partinin ilkelerine uygun konuşma yapmasını beklerdim. En az 10 kez Dersim dedi. Bu Atatürk Devrimlerini ret etmektir. İkincisi masum göstermeye çalıştığı PKK lılar bu vatanın çocukları olduklarını kabullenmiş olsalar askere, polise silah doğrulmaz kalleşçe vurmazlar. Üçüncüsü siyasette gerek iç gerekse dış politikada duygusallığa yer yoktur. Çünkü önemli olan vatandır.
Tünay Süer
Not: Yazımdaki kaynaklar şunlardır. http://www.turksolu.org/261/erdem261.htm
http://bianet.org/biamag/azinliklar/102966-dersim-nasil-tunceli-oldu
http://www.turkboard.com/tunceli-dersim-isyani-vt156547.htmlTunceli mi? Dersim Mi? - Tünay Süer

Galatasaray 3-2 Fenerbahçe maç özeti izle 12.08.2012


Galatasaray:3 Fenerbahçe:2 maç özeti izle ve G.saray GS 3 - 2 FB F.bahçe süper kupa maç özetini izle. 12 Ağustos 2012 pazar Galatasaray ile Fenerbahçe ile süper kupa finalin de karşı karşıya geldi. Galatasaray, Fenerbahçeyi 3-2 yenerek süper kupanın sahibi oldu. Maçın gollerini 19. ve 57. dakikada Umut Bulut ve 90. dakikada penaltıdan Selçuk İnan'dan gelirken, Fenerbahçe'nin gollerini ise 45. dakikada Alex ve 65. dakikada Kuyt'dan geldi...

Galatasaray 3-2 Fenerbahçe süper kupa Maç özetini izle
Galatasaray 3-2 Fenerbahçe maç özeti izle 12.08.2012

Çanakkale Çocukları Filmi izle (2012) Full HD


Çanakkale Çocukları filmi izle ve Sinema çekimi full Çanakkale Çocukları tek part dvdrip video indir izle, 2012 Çanakkale Çocukları film müzikleri oyuncu kadrosu. Filmin Yönetmenliğini Sinan Çetinin yaptığı çanakkale çocukları sinema filmin de Zengin oyuncu kadrosuna sahip Haluk Bilginer, Oktay Kaynarca, Wilma Elles, Cemo Çetin, Yavuz Bingöl gibi isimler var. Film de anneleri İngiliz, babaları Türk iki kardeşin öyküsü üzerine kurulu. Filmde iki kardeşi Sinan Çetin'in oğulları Orfeo ve James canlandırıyor. Çanakkale Çocukları filmi 28 Eylül 2012 günü vizyona girecek.

Çanakkale Çocukları 2012 HD Fragman izle
Çanakkale Çocukları Filmi izle (2012) Full HD

Şampiyonlar Ligi Eylül'de Star TV de başlıyor.


Şampiyonlar Ligi izle, Star TV canlı Şampiyonlar Ligi maçları izle. 2012-2013 yılı şampiyonlar ligi maçları 2012 eylül ayından itibaren yine şifresiz olarak Star tv den yayınlanacak. Hangi maçların yayınlanacağı ise henüz kesinlik kazanmadı. Bilindiği gibi Şampiyonlar ligi ve Uefa Avrupa ligi yayın hakları D-smart yani doğan grubuna ait. Star tv geçtiğimiz aylarda doğan grubundan tarafından Doğuş gurubuna devredildi. Yıllardır şampiyonlar Ligi ve Uefa avrupa ligleri maçlarını şifresiz yayınlayan star tv bundan böyle sadece salı günü oynanacak maçları yayınlayacak. D-smart platformu ise çarşamba günü yayınlanacak avrupa maçlarını smart spor ve smart spor 2 kanalları yayınlayacak.

Şampiyonlar Ligi Eylül'de Star TV de başlıyor.

reklam yeri
 
Design by Free WordPress Themes | Bloggerized by Lasantha - Premium Blogger Themes | Hot Sonakshi Sinha, Car Price in India
online kişi acaip's Profile on Ping.sg